|
TÜKODER BASIN AÇIKLAMASI Bankalar Kredi kartlarına yıllık üyelik masrafı alırken de, banka hesaplarında yıllık işlem bedeli keserken de, ya da havale ve işlem bedeli alırken de TC Merkez Bansasının 2006/1 sayılı tebliğini yasal (!) dayanak olarak gösteriyorlar. Bu tebliğ "TCMB tarafından çıkarılan 09.12.2006/26371 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/1 sıra numaralı "Tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve azami sınırları serbestçe belirlenir" hükmünü içeriyor. Bu görüşü hemen hemen tüm bankalar ileri sürmektedir. Bankalar Birliğinin 5 Şubat 2007 tarihli "Kredi Kartı üyelik Aidatına ilişkin Yasal Düzenlemeler "başlıklı Kamuoyu Duyurusu"nun (b), (aa), (ab) bentlerinde de aynı "yasal!" gerekçe ileri sürülmektedir. T. Bankalar Birliği, BDDK ve Banka yetkililerinin, Tüketici örgütleri ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Organizasyonunda Bakanlıkta yaptığı toplantı da yetkililerce TCMB 2006/1 sayılı tebliği gerekçe gösterilmiştir. Oysa; TCMB resmi yazısında bu sözde yasal gerekçeye açıkça "yalan" demektedir. TCMB gayet açık bir ifade ile "konusu kredi işlemi olamayan bankacılık hizmetlerinde tahsil edilen, hesap işletim ücreti, havale ücreti, ekstre ücreti, kira bedeli yatırma masrafı ve benzeri ücret ve komisyonların söz konusu Bankamız tebliğinin 4. üncü maddesi kapsamına dahil edilmesi mümkün değildir" demektir. Bankaların, itibar müesseseleri yani güvenilir kuruluşlar olması gerekir. Oysa bankalar tüketiciyi kandırmakta ve normal kazançları dışında haksız kazanç elde etmekte tüketiciyi "yolunacak kaz" olarak görmektedirler. Hiçbir yasal metinde tüketiciden kart ücreti, yıllık işlem masrafı, limit aşım ücreti, nakit çekme ücreti, hesaba para yatırma ücreti gibi ücretlerin alınacağına ilişkin AÇIK HÜKÜM YOKTUR. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 6. maddesi aynen" Satıcı veya sağlayıcının tüketici ile müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeye koyduğu tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kurallarına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa , bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı ve sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir." demektedir. 5464 sayılı kanunun 13 maddesi uygulayacakları faiz, gecikme faizi, yıllık ücret kurumsal yönetime ilişkin hükümleri içermekte olup kart çıkaran kuruluşların ve her türlü komisyon oranlarını yayınlamak üzere ilgili kuruma iletir hükmünü taşımaktadır. Aynı yasanın 24 maddesi ise Sözleşme şartlarını düzenlemektedir. Bu maddede de sözleşmede yazılı olmayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz demektedir. 4077 sayılı Yasanın 6. maddesi sözleşmede bulunan bu tip hükümlerin de haksız şart olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu nedenle Kredi kartı çıkaran kuruluşların kart kullanım ücreti, kart aidatı ve benzeri adlarla aldıkları paralar tümüyle gasp niteliğindedir. Bu nedenle tüketiciler tarafından kabül edilmesi mümkün değildir. Tüm tüketicileri bu tip soygunlara karşı uyanık olmaya çağırıyoruz. Özellikle kredi kartları yıllık ücretileri için bankalar bu bir kredi diyeceklerdir, oysa 4077 sayılı yasanın 10/A maddesi açıkca "kredi kartı ile mal ve hizmet alımı sonrası nakti krediye dönüşen" tutar yani son ödeme tarihinden sonra ödenmeyen kısım kredidir demektedir. Yine soruyoruz bankalara eğer bu bir kredi ise niçin tüketici kredisi faiz oranını uygulamıyormusunuz da enflasyonun 6-7 katı faiz uyguluyorsunuz? Bu doymaz iştahınız ve insafsızlığınızın bir sınırı yok mu? Bu tutum tüketici haklarına aykırı olduğu gibi "ticaret ahlakı"na da aykırıdır. Eğer bir tüketici bankayı soymaya kalkarsa cezası ya güvenlik personeli tarafından yerinde infaz veya yıllarca sürecek hapistir. Oysa bankalar hergün milyonlarca tüketiciyi "soymakta" tüm etkili ve yetkili kurumlar ve kişiler ise seyretmektedirler. Dahası "soyguna" zorlamaya yasal kılıf bulmaya çalışmaktadırlar. Bugün Ortalama yıllık kart ücretleri 25-30 YTL arasındadır. Kart sayısı ise 32 milyon 500 bin civarındadır. Bankaların yıllık kar ücretinden haksız kazançları 975 Trilyon TL"dir. Yine bankaların bir hesaptan kestikleri yıllık işlem bedeli 50-70 YTL arasındadır. Tüketiciden YASA DIŞI aldıkları 5 Katrilyona TL"ye yakındır. Her yıl tüketiciler bankalara haksız ve hukuksuz olarak 6 Katrilyona yakın yakın ABD parasıyla yaklaşık 4 milyar 300 $ ödemektedir. Bu hesapta, aynı şubelere yatırılan paralardan alınan işlem ücretleri, aynı bankanın farklı şubelerine yapılan havale masraflarını veya çek tahsil masraflarını v.b. ücretleri kapsamamaktadır. Tüketiciler artık bankalara kanmayın.
Yasal haklarınızı arayın. Tüketiciler sesinizi yükseltin. Av. Ali ER |